Yeşil alanlar, bahçe yolları ve doğayla bütünleşen kampüs yapılarının proje görselleştirmesi
Günün ritmini doğa belirlesin

Açık havadaHAYATA YER AÇMAK

Yaklaşımı keşfedin ↓
DOĞA VE PEYZAJ

Bir bahçenin içinde yaşama düşüncesi

Ağaçların gölgesi, bitkilerin kokusu ve gün boyunca değişen ışık, ECOLIVE’ın yaşam fikrinin parçaları. Peyzaj, konaklama alanlarından eğitim ve üretim mekânlarına uzanan bir bağ kuruyor. Yerleşkenin açık alanları, yürümek ve dinlenmek kadar bir araya gelmek için de düşünüldü. Günlük hayatın farklı anları, bahçelerin içinde kendine yer buluyor.

01

Yapılar arasında devam eden doğa

Yerleşkenin açık alanları, yapılar arasındaki dolaşımı ve gündelik karşılaşmaları birlikte ele alıyor. Narenciye bahçeleri, bitki yatakları ve ortak oturma alanları, farklı kampüs işlevleri arasında devam eden bir peyzaj oluşturuyor. Mimariyle bahçenin ilişkisi, içeriden dışarıya geçişlerde de sürüyor. Böylece açık alanlar, günün belirli bir etkinliğine ayrılmış olmaktan çok farklı zamanlarda kullanılabilecek mekânlar olarak tasarlandı.

02

Her adımda farklı bir durak

Yürüyüş rotaları, dinlenme noktaları ve hissedilebilir yönlendirme öğeleri, peyzajın erişilebilirlik yaklaşımında yer alıyor. Kimi alanlar sohbet ve ortak etkinlik için, kimileri daha sakin zaman geçirmek için düşünüldü. Bu çeşitlilik, farklı yaşlardaki kullanıcıların kendi hızlarında hareket edebilmesini gözetiyor. Bahçe içindeki yolculuk, yalnızca bir yere ulaşmak kadar çevreyi fark etmeye ve duraklamaya da alan açıyor.

03

Mevsimleri takip eden bir çevre

Peyzaj yaklaşımı, yerel iklimi, güneşi ve bitki örtüsünü mimari kararlarla birlikte değerlendiriyor. Gölge alanlar, açık hava kullanımı ve üretim bahçeleri arasındaki ilişki bu bütün içinde düşünülüyor. Tasarımda suyun korunması ve bahçelerin ihtiyaçları da kaynak yönetimiyle ilişkilendirildi. Amaç, mevsimlerin değişiminin görülebildiği, doğayla temasın gündelik alışkanlıklarda yer bulabildiği bir yaşam çevresi oluşturmak.

Bahçelerle çevrili açık hava ve sosyal yaşam alanlarının proje görselleştirmesi
Doğa ve Peyzaj

Bahçelerin arasında şekillenen gündelik hayat

  • Mevsimlerle değişen peyzaj
  • Bahçe ve yürüyüş rotaları
  • Açık havada ortak yaşam
Gün batımında gölet, ahşap dinlenme platformu, seralar ve narenciye bahçesinin konsept illüstrasyonu.
DUYULARLA TANIŞILAN PEYZAJ

Kokuya, dokuya ve harekete yer açmak

Peyzaj programında dokunsal ve kokusal öğelere özel olarak yer veriliyor. Bitkilerle kurulan ilişki, bahçenin farklı kullanıcılar tarafından deneyimlenebilmesi düşüncesiyle ele alınıyor. Hissedilebilir zemin kılavuzları da bu yaklaşımın dolaşımla ilgili parçası. Açık alanların tasarımında yönünü bulmak, çevreyi fark etmek ve kendi hızında hareket etmek birbirini tamamlayan ihtiyaçlar olarak değerlendiriliyor. Bu kararlar, kampüsün erişilebilirlik anlayışını dış mekâna taşıyor.

Yükseltilmiş bitki yatakları ve erişilebilir hobi bahçeleri, bitkilerle daha yakından ilişki kurulabilecek alanlar olarak tasarlandı. Narenciye koruma ve hasat rotası, peyzajın üretimle bağını sürdürüyor. Bahçenin farklı bölümleri, dolaşımın yanında gözlem ve katılım için de düşünülüyor. Terapötik bahçecilik yaklaşımı bu çeşitliliğin bir parçası olarak yer alıyor; bitkilerle geçirilen zaman, kampüsün yaşam programında kendine alan buluyor.

AÇIK ALANLARIN DİLİ

Peyzajın farklı katmanları

01

Duyusal deneyim

Dokunsal ve kokusal peyzaj öğeleri, bahçeyi farklı duyularla tanımaya yönelik tasarım kararları arasında. Bu öğeler, bitkilerle kurulan ilişkiyi ve açık alanda geçirilen zamanın çeşitliliğini önemseyen bir yaklaşımı yansıtıyor.

02

Anlaşılır dolaşım

Engelsiz doğa rotaları ve hissedilebilir zemin kılavuzları, kampüsün açık alanlarında yön bulmayla ilişkilendiriliyor. Dolaşımın erişilebilir olması, peyzaj ile mimariyi birleştiren ve farklı kullanıcı ihtiyaçlarını gözeten tasarım ölçütlerinden biri.

03

Korunan doğal doku

Narenciye koruma rotası ve ekosistem koruma alanları, yerleşkenin doğayla ilişkisinde ayrı bir yere sahip. Üretim, konaklama ve sosyal yaşamla birlikte düşünülerek kampüsün bütünsel arazi yaklaşımına dâhil ediliyorlar.

Botanik kulübünün narenciye ağaçları arasındaki açık atölyesinde bitkilerle çalışan bireylerin konsept görselleştirmesi.
YERLEŞKENİN DOĞAL ÇEVRESİ

Arazinin özellikleriyle birlikte tasarlamak

Yerel iklim, topografya, güneş ve rüzgâr, projenin mimari yaklaşımında bitki örtüsüyle birlikte ele alınıyor. Bu çevresel özellikler, yapılarla açık alanlar arasındaki ilişkinin temelini oluşturuyor. Suyun korunması ve yerel kaynakların kullanımı da aynı çerçevede değerlendiriliyor. Yerleşkenin tasarım düşüncesi, yaşam alanlarının bulunduğu çevreyi tanıyan ve onun özellikleriyle uyum kurmayı hedefleyen bir yaklaşımı esas alıyor.

Arazi programında tarımsal ve terapötik alanların yanında ekosistem korumaya ayrılan bir bölüm de bulunuyor. Konaklama, eğitim ve sosyal işlevlerin bu alanlarla ilişkisi, yerleşkenin bütününde düşünülüyor. Koruma yaklaşımı, doğanın kampüs kimliğindeki yerini belirleyen kararlardan biri. Tasarımın hedefi, farklı kullanım alanlarını bir araya getirirken doğal çevreye gösterilen özeni yerleşkenin gelişimi boyunca sürdürmek ve mekânsal kararların parçası hâline getirmek.

ECOLIVE YAKLAŞIMI

Bazen iyi bir gün, bahçede geçirilen bir saatle başlar.

MERAK ETTİKLERİNİZ

Biraz daha yakından.

Terapötik bahçe yaklaşımı hangi alanları kapsıyor?

Yükseltilmiş bitki yatakları, erişilebilir hobi bahçeleri ve narenciye rotası bu yaklaşımın tasarım bileşenleri. Bitkilerle temas ve ortak uğraşlar, kampüsün açık hava yaşamı ve sosyal katılım düşüncesiyle birlikte ele alınıyor.

Peyzajda erişilebilirlik nasıl ele alınıyor?

Dış mekân rotaları, hissedilebilir kılavuzlar ve dokunsal öğeler birlikte düşünülüyor. Kullanıcıların yönünü bulması ve bahçelerde farklı biçimlerde zaman geçirebilmesi, yapıların içindeki erişilebilirlik yaklaşımının açık alanlarda da sürdürülmesiyle ilişkilendiriliyor.

Yeşil alanlar yalnızca üretime mi ayrılıyor?

Arazi programı tarımsal alanları terapötik bahçeler, sosyal kullanım ve ekosistem koruma yaklaşımıyla birlikte ele alıyor. Bu farklı işlevler, peyzajın üretim kadar gündelik yaşam ve doğal çevreyle bağ kurmasına da yer veriyor.