Narenciye ağaçları ve peyzaj içinde, ahşap ve taş yüzeyli yaşam alanlarının proje görselleştirmesi
Kendine ait bir yer

Hayatın her dönemindeKENDİNE AİT BİR YER

Yaklaşımı keşfedin ↓
YAŞAM VE MİMARİ

Gündelik hayatı düşünerek tasarlamak

Bir evin değeri, içindeki yaşamla birlikte şekillenir. ECOLIVE’ın mimari tasarımında konaklama, bakım, eğitim ve üretim alanları aynı yerleşkenin parçaları olarak ele alındı. Kişisel alanın sakinliği ile birlikte yaşamanın olanakları arasında kurulan denge, mimari kararların başlangıç noktası. Bahçeye açılan mekânlar ve yakınındaki ortak alanlar bu düşünceyi görünür kılıyor.

01

İçeriden bahçeye uzanan yaşam

Ahşap, taş ve doğal ışık, ECOLIVE’ın mimari dilini belirleyen unsurlar arasında. Konaklama birimleri, açık alanlarla ilişki kuran modüler bir anlayışla tasarlandı. Teras, bahçe ve iç mekân arasındaki geçişler, günün farklı saatlerinde farklı kullanım olanakları sunma düşüncesine dayanıyor. Yapıların konumu ve çevresi, sakinlerin hem kendilerine ait bir alan bulabilmesini hem de ortak yaşama katılabilmesini gözetiyor.

02

Farklı ihtiyaçlara yer veren ayrıntılar

Erişilebilirlik, yerleşkenin mimari yaklaşımında başlangıçtan itibaren ele alındı. Eşiksiz geçişler, geniş kapı açıklıkları ve kaymaz yüzeyler, farklı hareket ihtiyaçları için düşünülen çözümler arasında. Dolaşımın anlaşılır olması ve ortak mekânların birbiriyle ilişkisi de aynı yaklaşımın parçaları. Amaç, kişinin gün içindeki tercihlerini destekleyen, değişen ihtiyaçlara karşı duyarlı bir yaşam çevresi oluşturmak.

03

Karşılaşmalara açık ortak alanlar

Sosyal meydan, kütüphane, atölyeler ve ortak yemek alanları, kampüs tasarımında gündelik karşılaşmaların gerçekleşebileceği yerler olarak konumlanıyor. Bir bahçe yolunda kısa bir sohbet ya da birlikte geçirilen bir öğleden sonra, yerleşkenin yaşam fikrini tamamlıyor. Bu ortak alanlar, sakinlerin kendi ritimlerini korurken komşularıyla, aileleriyle ve diğer kuşaklarla bağ kurabileceği farklı ortamlar olarak düşünüldü.

Bahçelerle çevrili açık hava ve sosyal yaşam alanlarının proje görselleştirmesi
Yaşam ve Mimari

Hayatın farklı dönemlerine yer açan mimari

  • Doğaya açılan mekânlar
  • Erişilebilir tasarım
  • Paylaşılan yaşam alanları
Peyzaja açılan ahşap taşıyıcılı ortak salonda sohbet eden ileri yaştaki bireylerin konsept görselleştirmesi.
FARKLI YAŞAM BİÇİMLERİ

Kişiye ve ihtiyaca göre değişen mekânlar

Konaklama tasarımında tek kişilik yaşam, birlikte yaşama ve rehabilitasyon desteği için farklı mekânsal seçenekler bulunuyor. Pavilion Suite, kişisel kullanıma odaklanan bir rezidans yaklaşımı taşırken Courtyard Grand, avlu çevresinde gelişen ortak yaşama alan açıyor. Longevity Care ise bakım gereksinimleriyle ilişkili bir oda kurgusunu temsil ediyor. Bu çeşitlilik, aynı kampüste farklı gündelik düzenlerin karşılık bulması için düşünüldü.

Mutfak ve oda donanımları da kullanım biçimiyle birlikte ele alınıyor. Gizlenebilir indüksiyonlu ocak ve yüksekliği ayarlanabilir tezgâh gibi çözümler, kişisel yaşam alanının tasarımında yer alıyor. Avlulu tipte engelsiz ada mutfak öne çıkıyor. Rehabilitasyona yönelik odalarda ise medikal altyapının mimariyle bütünleşmesi amaçlanıyor. Her seçeneğin ayrıntıları, mekânın işlevi ile kullanıcının ihtiyaçları arasındaki ilişkiyi gözetiyor.

TASARIMIN AYRINTILARI

Konforu oluşturan kararlar

01

Oda içinde hareket

Kapı açıklıkları ve manevra alanları, oda kullanımının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tekerlekli sandalye kullanımına ilişkin ihtiyaçlar, konaklama tasarımında dolaşım ve mobilyalar arasındaki ilişkiyle birlikte ele alınıyor.

02

Işık ve yön bulma

Aydınlatma ile görsel kontrast, iç mekânın anlaşılır olması için tasarımda yer verilen başlıklar. Günlük kullanımda mekânı tanımayı ve yönünü bulmayı gözeten bir çevre oluşturma yaklaşımını tamamlıyorlar.

03

Bakımla ilişkili konaklama

Rehabilitasyon odası yaklaşımında raylı lift ve gizli medikal altyapı gibi çözümler bulunuyor. Bu donanımlar, bakım ihtiyaçlarını oda düzeni ve mimari bütünlük içinde değerlendiren tasarımın belirli bir parçasını oluşturuyor.

Botanik kulübünün narenciye ağaçları arasındaki açık atölyesinde bitkilerle çalışan bireylerin konsept görselleştirmesi.
MEKÂNIN KARAKTERİ

Yerel hafıza ve yalın tasarım

ECOLIVE’ın tasarım dili, Türk kültürel mirasının mekânla kurduğu ilişkiyi İskandinav yalınlığıyla birlikte değerlendiriyor. Yerel kimlik ve tarihsel hafıza, işlevsel düzenle aynı çerçevede düşünülüyor. Bu yaklaşım, ortak yaşamın günlük alışkanlıklarına ve mekânın insanda uyandırdığı duyguya önem veriyor. Sade bir düzen içinde malzemenin, ışığın ve bahçeyle ilişkinin belirgin olması, mimari anlatımın temel tercihlerinden biri.

Teknolojik donanımın da bu mimari dilin içinde yer bulması hedefleniyor. Akıllı düşme algılama, aydınlatma ve iklimlendirme gibi başlıklar, konaklama konforuyla birlikte ele alınıyor. Tasarımın insan odaklı yaklaşımı, bir cihazın varlığından önce günlük kullanımdaki rolüne bakıyor. Ortaya konan çerçeve, teknik ihtiyaçların estetik bütünlükle ve kişinin kendisini bulunduğu mekâna ait hissetmesiyle birlikte değerlendirilmesine dayanıyor.

ECOLIVE YAKLAŞIMI

Birlikte yaşarken kendine ait bir yer bulabilmek.

MERAK ETTİKLERİNİZ

Biraz daha yakından.

Konaklama alanlarının hepsi aynı biçimde mi tasarlandı?

Tasarımdaki oda tipleri kişisel yaşam, avlulu ortak yaşam ve rehabilitasyon gereksinimlerine göre farklılaşıyor. Mekânsal çeşitlilik, kampüsün farklı ihtiyaçlara yer verme yaklaşımını yansıtıyor. Oda düzenleri ve donanımları, kişisel alanla ortak yaşam arasında farklı dengeler kuruyor.

Kampüsün mimari kimliği hangi yaklaşımları birleştiriyor?

Türk kültürel mirası ve İskandinav tasarımının yalın işlevselliği birlikte ele alınıyor. Yerel malzemeler, kültürel hafıza ve insana duyarlı teknoloji, ECOLIVE’ın mimari karakterinde birbirini tamamlayan tasarım başlıkları olarak tanımlanıyor.

Konfor anlayışında hangi ihtiyaçlar öne çıkıyor?

Konfor, oda donanımıyla birlikte hareket kolaylığını, ışığı, iklimlendirmeyi ve bahçeyle ilişkiyi kapsıyor. Konaklama alanları, kişinin kendi günlük düzenini kurabileceği ve ihtiyaç duyduğu desteğe göre farklılaşabilen mekânlar olarak tasarlandı.