Narenciye bahçeleriyle çevrili sera ve tarımsal üretim alanlarının proje görselleştirmesi
Toprakla kurulan gündelik bağ

Mevsimlerin izindeÜRETEN BİR YAŞAM

Yaklaşımı keşfedin ↓
TARIM VE ÜRETİM

Toprağın yaşamla kurduğu ilişki

ECOLIVE’ın tasarımında tarım, gündelik yaşamın görülebilen ve deneyimlenebilen bir parçası. Narenciye bahçeleri, sera alanları ve ortak üretime ayrılan mekânlar, yerleşkenin karakterini oluşturuyor. Bu alanlar beslenmeyle, eğitimle ve sosyal ilişkilerle birlikte düşünüldü. Mevsimlerin değişimini izlemek ve üretimin farklı aşamalarını tanımak, kampüsteki yaşam fikrine anlam kazandıran deneyimler arasında.

01

Bahçelerle birlikte şekillenen yerleşke

Narenciye dokusu, ECOLIVE’ın peyzaj ve yerleşim yaklaşımında belirgin bir yere sahip. Bahçe yolları, konaklama alanları ve sosyal mekânlar bu üretim çevresiyle ilişki kuracak şekilde tasarlandı. Ürünlerin yetiştiği alanları günlük yaşamda görebilmek, toprağın ve mevsimlerin farkında olmayı destekleyen bir tasarım düşüncesi. Seralar da aynı bütün içinde, üretimin farklı koşullarını barındıran alanlar olarak ele alınıyor.

02

Ortak bir uğraşın etrafında

Yükseltilmiş bitki yatakları ve erişilebilir hobi bahçeleri, farklı yaş ve hareket ihtiyaçlarına göre üretime katılım düşüncesini taşıyor. Ekim, bakım ve hasat gibi işler, kampüsün sosyal ve eğitsel yaklaşımıyla ilişkilendiriliyor. Herkesin aynı biçimde katılması beklenmeden, ilgiye ve olanaklara göre farklı deneyimlere yer açılıyor. Birlikte geçirilen zaman, yetişen ürün kadar bu yaklaşımın önemli bir parçası.

03

Üretimin ardındaki kaynaklar

Tarımsal üretim, projenin su ve enerji sistemlerinden bağımsız düşünülmüyor. Seraların ısı ihtiyacı, bahçelerin sulanması ve organik artıkların değerlendirilmesi aynı kaynak yaklaşımı içinde ele alınıyor. Kompost ve uygun su geri kullanım süreçleri, bu ilişkinin tasarımda yer alan bileşenleri. Bu bütünlük, kaynakları izlenebilir ve özenli biçimde kullanmayı; üretimle çevresi arasındaki ilişkiyi güçlendirmeyi amaçlıyor.

Serada yetişen ürünler
Tarım ve Üretim

Üretimin yaşamla yan yana olduğu bir kampüs

  • Narenciye bahçeleri
  • Sera üretimi
  • Ortak bahçe deneyimi
Serada yetiştirme masaları çevresinde çocukların ve yetişkinlerin birlikte çalıştığı konsept görselleştirmesi.
TOPRAĞIN SÜREKLİLİĞİ

Ürünün yanında yetiştiği çevreyi düşünmek

Biyolojik üretim yaklaşımı, sebze yetiştiriciliğiyle birlikte toprak verimliliğini ve organik döngüleri ele alıyor. Üretim alanlarının ihtiyaç duyduğu su, enerji ve bakım, aynı planlamanın parçaları olarak değerlendiriliyor. Bu bakış, bir yetiştirme alanını yalnızca elde edilen ürün üzerinden tanımlamıyor. Toprağın kullanımı ve kaynaklarla kurduğu ilişki, kampüsün tarımsal yaklaşımını belirleyen temel konular arasında yer alıyor.

Permakültür alanları, organik seralar ve narenciye bahçeleri, proje programında farklı üretim ortamları olarak tanımlanıyor. Her birinin peyzajla ve yerleşkenin diğer işlevleriyle ilişkisi düşünülüyor. Tarımın eğitim, konaklama ve sosyal yaşamla aynı çevrede bulunması, üretim süreçlerinin görünür olmasına yönelik bir tercih. Bahçelerin bakımından hasada uzanan süreç, çevreyle kurulan ilişkiyi günlük hayatın içinde tutma düşüncesini tamamlıyor.

ÜRETİM YAKLAŞIMI

Birbiriyle ilişkili üç başlık

01

Toprak verimliliği

Sebze üretimiyle birlikte toprağın verimliliği ve organik döngülerin kurulması önemseniyor. Tarımsal alanların kaynak kullanımı, kampüsün biyolojik üretim yaklaşımı içinde bakım ve süreklilik gerektiren bir ilişki olarak değerlendiriliyor.

02

Sera ve ısı yönetimi

Seraların kontrollü ve verimli biçimde ısıtılması, enerji sistemiyle birlikte ele alınıyor. Üretimin ihtiyaç duyduğu koşulların yaşam alanlarının ihtiyaçlarıyla beraber değerlendirilmesi, kampüsün bütünleşik altyapı düşüncesinin önemli bir parçası.

03

Hasatla kurulan temas

Narenciye koruma ve hasat rotası, üretimin peyzajla buluştuğu tasarım bileşenleri arasında. Bu rota, tarımsal alanların kampüs içindeki yerini görünür kılan ve günlük yaşamla ilişkisini güçlendirmeyi amaçlayan bir yaklaşım taşıyor.

Botanik kulübünün narenciye ağaçları arasındaki açık atölyesinde bitkilerle çalışan bireylerin konsept görselleştirmesi.
ÜRETİMİN KAMPÜSTEKİ YERİ

Narenciye dokusunun içinden geçen hayat

Kampüs akışında narenciye ve sera alanları, sosyal meydanla aktif yaşlı konaklaması arasında ilişki kuran bileşenler olarak ele alınıyor. Bu yerleşim fikri, üretimi günlük hareketin içinde görünür kılıyor. Bahçeye ulaşmak ve yetiştirilen ürünlerin çevresinde zaman geçirmek, kampüsün farklı işlevleri arasında kurulan bağın parçası. Narenciye koruma ve hasat rotası da peyzaj programında bu yaklaşımı tamamlıyor.

Üretim alanlarının ortak kullanımla ilişkisi, beslenme ve toplumsal sorumluluk başlıklarına da uzanıyor. Tasarımdaki eko-restoran ve sosyal meydan, tarımın yer aldığı yaşam çevresini tamamlayan ortak mekânlar arasında. Birlikte üretme düşüncesi, çocukların ve ileri yaştaki bireylerin karşılaşmalarıyla ilişkilendiriliyor. Böylece tarım, kampüsün ekonomik veya teknik bir bileşeni olarak ele alınmasının yanında, paylaşım ve öğrenme için de yer oluşturuyor.

ECOLIVE YAKLAŞIMI

Birlikte üretmek, aynı yaşama emek vermektir.

MERAK ETTİKLERİNİZ

Biraz daha yakından.

Kampüste hangi üretim alanları tasarlandı?

Proje programında narenciye bahçeleri, sebze yetiştiriciliği, organik seralar ve permakültür alanları bulunuyor. Erişilebilir hobi bahçeleri de ortak katılım düşüncesine yer veriyor. Bu alanlar, üretimi öğrenme ve sosyal yaşamla buluşturan yerleşim yaklaşımının parçaları.

Üretim yaklaşımında toprak nasıl ele alınıyor?

Proje, sebze üretimini toprağın verimliliği, suyun etkin kullanımı ve organik döngülerle birlikte değerlendiriyor. Permakültür alanları da bu çerçevede yer alıyor. Kompost ve suyun geri kullanımı, toprağın ihtiyaçlarıyla kaynak yönetimi arasında bağ kuran tasarım bileşenleri.

Tarım alanlarının eğitimle ilişkisi nasıl kuruluyor?

Sebze üretim alanları beslenme, ekoloji ve sorumluluğun birlikte ele alınabileceği öğrenme ortamları olarak düşünülüyor. Çocuklarla ileri yaştaki bireylerin ortak üretimde karşılaşması, kampüsün eğitim ve sosyal dayanışma yaklaşımını birbirine bağlıyor.